İçeriğe geç

Uzm. Klinik Psikolog Öykü Koç Şener · Kadıköy

Kendinizi anlamak, yaşadıklarınızın ötesine bakmayı gerektirir.

Bazen aynı duyguların, ilişkilerin ya da çatışmaların farklı biçimlerde tekrar ettiğini fark ederiz. Nedenini bildiğimizi düşünsek bile, kendimizi aynı yerde bulabiliriz.

Psikanalitik ve fenomenolojik bir perspektifle; yalnızca yaşadığınız güçlüğe değil, onun sizin için ne ifade ettiğine, nasıl deneyimlendiğine ve bugünkü yaşantınızla geçmiş deneyimleriniz arasındaki bağlara birlikte bakarız.

Terapide hazır cevaplar vermek yerine, sizi dinleyerek ve merak ederek, kendinize ve ilişkilerinize dair daha derin bir anlayış geliştirmeye çalışırız.

Kadıköy'de yüz yüze ve online bireysel psikoterapi.

  • 45 dakikalık bireysel seanslar
  • Psikanalitik yaklaşım
  • Gizlilik ve etik ilkeler
Uzman Klinik Psikolog Öykü Koç Şener

Psikanalitik Terapi

Yetişkinlerle bireysel çalışma

“Bazen bir belirti, iç dünyaya açılan bir kapıdır.”

Hakkımda

Kendinizi anlamak için güvenli bir alan.

Psikoloji lisans eğitimimi İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde, klinik psikoloji yüksek lisansımı Okan Üniversitesi'nde tamamladım. Hastanelerde, terapi merkezlerinde ve çeşitli kurumlarda klinik psikolog olarak bireysel ve grup çalışmaları yürüttüm.

Bugün Kadıköy'de psikolog olarak, ofisimde yüz yüze ve online biçimde yetişkinlerle bireysel psikanalitik psikoterapi çalışmaları yürütüyorum. Çalışmalarımın kuramsal temelini psikanalitik ve varoluşçu yaklaşımlar oluşturuyor. Her insanın yaşam öyküsünü kendine özgü kabul ediyor, yaşadığı sıkıntının yüzeyde görünenden fazlasını anlatabileceğine inanıyorum.

  • Uzman Klinik Psikolog
  • Psikanalitik Psikoterapi
  • Varoluşçu Terapi
  • Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı
  • Hastane ve terapi merkezlerinde klinik deneyim
  • Bireysel ve grup çalışmaları
  • Yetişkinlerle bireysel psikoterapi
  • Kadıköy'de yüz yüze & online seanslar
İlk görüşmeyi planlayalım

Çalışma Alanları

Belirtinin ardındaki soruya bakmak.

Psikanalitik terapi; kaygı, çökkünlük ya da ilişki sorunları gibi yakınmaları yalnızca ortadan kaldırılacak bir sorun olarak değil, iç dünyanıza açılan bir kapı olarak ele alır.

Tekrar Eden İlişki Örüntüleri

Farklı insanlarla aynı hikâyeyi yeniden yaşamak, benzer çıkmazlarda bulmak… Bu tekrarın nereden beslendiğini ve sizin için neyi temsil ettiğini birlikte anlamaya çalışıyoruz.

45 dk • Yüz yüze & Online

Çalışma Alanı

Tekrar Eden İlişki Örüntüleri

Farklı insanlarla tanışıyor, farklı başlangıçlar yapıyorsunuz; ama bir noktadan sonra hikâye tanıdık bir yere varıyor. Yine fazla veriyor, yine anlaşılmadığınızı hissediyor ya da tam yakınlaşacakken yine uzaklaşıyor olabilirsiniz.

Psikanalitik terapide bu tekrar bir tesadüf olarak değil, anlaşılmayı bekleyen bir anlam olarak ele alınır. Erken dönemde kurulan ilişkiler, bakım verenlerle yaşanan deneyimler ve iç dünyada oluşan beklentiler, bugünkü seçimlerimizi farkında olmadan yönlendirebilir.

Terapide neye bakıyoruz?

  • Hangi ilişki sahnesinin tekrar tekrar kurulduğuna
  • Bu tekrarın size ne anlattığına ve hangi ihtiyaca karşılık geldiğine
  • Aynı örüntünün terapi ilişkisinde nasıl belirdiğine

Amaç size hazır bir reçete vermek değil; tekrar ettiğiniz şeyi fark edebildiğiniz ve farklı bir yol deneyebildiğiniz bir alan açmaktır.

Bu başlık size tanıdık geliyorsa, ilk görüşmede birlikte düşünebiliriz.

Terk Edilme Korkusu ve Yakınlık Güçlüğü

Yakınlaştıkça artan kaygı, kaybetme korkusu ya da ilişkiye yerleşememek… Bu duyguların kökenine, erken dönem ilişki deneyimlerine birlikte bakıyoruz.

45 dk • Yüz yüze & Online

Çalışma Alanı

Terk Edilme Korkusu ve Yakınlık Güçlüğü

Sevdiğiniz biri mesajınıza geç döndüğünde içinizde büyüyen huzursuzluk, yakınlaştıkça artan kaygı ya da bir ilişkiye bir türlü yerleşememek, ilişkiyi sürdürememek… Terk edilme korkusu bazen bir ilişkiye sıkıca tutunmak, bazen de hiç bağlanmamak biçiminde kendini gösterir.

Psikanalitik terapi bu duyguların yalnızca bugünkü sonuçlarına değil, kökenine de bakar. Çocuklukta yaşanan ayrılıklar, bakım verenlerle kurulan bağın niteliği ve “sevilmek için ne yapmalıyım?” sorusuna o dönemde bulunan cevaplar, yetişkinlikteki bağlanma biçimimizi derinden etkileyebilir.

Terapide neye bakıyoruz?

  • Kaybetme korkusunun hangi anlarda ve kimlerle yoğunlaştığına
  • Yakınlığın sizin için neden hem arzulanan hem korkutucu olabildiğine
  • Terapiste bağlanırken yaşadığınız duyguların neler anlattığına

Bu duyguları güvenli ve süreklilik taşıyan bir ilişkinin içinde konuşabilmek, ilişkilerinizde daha özgür hareket edebilmeniz için önemli bir zemin oluşturur.

Bu başlık size tanıdık geliyorsa, ilk görüşmede birlikte düşünebiliriz.

Başarıya Rağmen Yetersizlik Hissi

Dışarıdan her şey yolunda görünürken içeride “yeterli değilim” sesi susmuyorsa, bu sesin kime ait olduğunu ve nereden geldiğini birlikte düşünüyoruz.

45 dk • Yüz yüze & Online

Çalışma Alanı

Başarıya Rağmen Yetersizlik Hissi

Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünebilir: bir kariyer, hedefler, tamamlanan işler. Ama içeride “yeterince iyi değilim” diyen ses susmuyorsa, başarılar hiçbir zaman gerçekten size ait hissettirmeyebilir.

Psikanalitik bakış, bu sesin nereden geldiğini merak eder. Kimin beklentisini karşılamaya çalışıyorsunuz? Hangi eleştirel bakış zamanla sizin iç sesiniz haline geldi? Mükemmeliyetçilik, erteleme ya da kendini “sahtekâr” gibi hissetmek çoğu zaman aynı iç çatışmanın farklı yüzleridir.

Terapide neye bakıyoruz?

  • Yetersizlik hissinin hangi durumlarda tetiklendiğine
  • Bu iç sesin geçmişte hangi ilişkiler ve deneyimlerle bağlantılı olduğuna
  • Başarıyla ve onaylanmakla kurduğunuz ilişkinin anlamına

Kendinizi yalnızca başarılarınızla değil, bütün yönlerinizle tanıyabilmek; kendinize daha gerçekçi ve daha şefkatli bir yerden bakabilmenin yolunu açar.

Bu başlık size tanıdık geliyorsa, ilk görüşmede birlikte düşünebiliriz.

Anlam Veremediğiniz Kaygı ve Çökkünlük

Nedenini tam bilemediğiniz bir huzursuzluk, isteksizlik ya da ağırlık… Belirtiyi bastırmak yerine size ne anlatmaya çalıştığını anlamaya odaklanıyoruz.

45 dk • Yüz yüze & Online

Çalışma Alanı

Anlam Veremediğiniz Kaygı ve Çökkünlük

Nedenini tam bilemediğiniz bir huzursuzluk, sabahları kalkmayı zorlaştıran bir ağırlık, eskiden keyif veren şeylere karşı isteksizlik… Bazen yaşadığımız duygular, hayatımızdaki olaylarla açıklanamayacak kadar yoğun ya da dağınık gelir.

Psikanalitik terapide belirti, yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir sorun olarak görülmez. Neden ortaya çıktığı, ruhsal yaşamınızda neyi temsil ettiği ve hangi iç çatışmalarla bağlantılı olduğu birlikte araştırılır. Çünkü bazen bir belirti, iç dünyanıza açılan bir kapıdır.

Terapide neye bakıyoruz?

  • Kaygının ya da çökkünlüğün hangi zamanlarda ve bağlamlarda arttığına
  • İfade edilemeyen duyguların (öfke, yas, hayal kırıklığı) belirtiyle ilişkisine
  • Bu duyguların geçmiş deneyimlerle kurduğu bağlara

“Ne hissediyorum?” sorusunun ötesine geçip “Bunu neden hissediyorum?” diye sorabildiğinizde, belirtiyle kurduğunuz ilişki de farklı bir anlam kazanabilir.

Belirtileriniz günlük yaşamınızı ciddi biçimde zorluyorsa, sürecin bir psikiyatri değerlendirmesiyle birlikte yürütülmesi gerekebilir; bunu ilk görüşmede birlikte değerlendiririz.

Bu başlık size tanıdık geliyorsa, ilk görüşmede birlikte düşünebiliriz.

Depresyon

Sürekli yorgun hissetmek, hiçbir şey yapmak istememek, daha önce keyif aldığınız şeylerden uzaklaşmak, uyku veya iştahınızda değişiklikler yaşamak… Bazen güne başlamak, işe odaklanmak ya da insanlarla bir arada olmak bile zorlaşabilir.

Bu belirtilerin sizin yaşamınızdaki anlamına ve altında yatan duygusal süreçlere birlikte bakıyor; kendinizi daha iyi anlayabileceğiniz güvenli bir alan oluşturuyoruz.

45 dk • Yüz yüze & Online

Çalışma Alanı

Depresyon

Sürekli yorgun hissetmek, hiçbir şey yapmak istememek, daha önce keyif aldığınız şeylerden uzaklaşmak, uyku veya iştahınızda değişiklikler yaşamak… Bazen güne başlamak, işe odaklanmak ya da insanlarla bir arada olmak bile zorlaşabilir.

Depresyon çoğu zaman yalnızca bir enerji düşüklüğü değildir. Psikanalitik bakış, bu ağırlığın ardında dile getirilememiş bir kaybı, içe dönmüş bir öfkeyi ya da uzun süredir karşılanmamış bir ihtiyacı arar.

Terapide neye bakıyoruz?

  • Çökkünlüğün ne zaman başladığına ve hangi yaşantılarla ilişkili olduğuna
  • Yası tutulamamış kayıplara ve ifade edilemeyen duygulara
  • Kendinize yönelttiğiniz eleştirel sese ve bu sesin kökenlerine

Bu belirtilerin sizin yaşamınızdaki anlamına ve altında yatan duygusal süreçlere birlikte bakıyor; kendinizi daha iyi anlayabileceğiniz güvenli bir alan oluşturuyoruz.

Belirtileriniz günlük yaşamınızı ciddi biçimde zorluyorsa, sürecin bir psikiyatri değerlendirmesiyle birlikte yürütülmesi gerekebilir; bunu ilk görüşmede birlikte değerlendiririz.

Bu başlık size tanıdık geliyorsa, ilk görüşmede birlikte düşünebiliriz.

Kadınlık ve Annelik Süreçleri

Kadın olmanın getirdiği roller, beklentiler ve değişimler; annelikle birlikte kişinin kendisiyle ve ilişkileriyle kurduğu bağı da dönüştürebilir. Bu süreçte değişen kimlik, beden, yakınlık ve ayrışma deneyimlerine birlikte bakıyoruz.

45 dk • Yüz yüze & Online

Çalışma Alanı

Kadınlık ve Annelik Süreçleri

Kadın olmanın getirdiği roller, beklentiler ve değişimler; annelikle birlikte kişinin kendisiyle ve ilişkileriyle kurduğu bağı da dönüştürebilir. Bu süreçte değişen kimlik, beden, yakınlık ve ayrışma deneyimlerine birlikte bakıyoruz.

Gebelik, doğum ve sonrasındaki dönem; sevinçle birlikte yorgunluk, kayıp hissi, suçluluk ya da yalnızlık gibi dile getirilmesi zor duyguları da beraberinde getirebilir. “İyi bir anne” ya da “güçlü bir kadın” olma beklentileri, kişinin kendi ihtiyaçlarını duymasını zorlaştırabilir.

Terapide neye bakıyoruz?

  • Değişen kimliğinize ve bedeninizle kurduğunuz ilişkiye
  • Kendi annenizle ilişkinizin bugünkü deneyiminize yansımalarına
  • Yakınlık, bağlılık ve ayrışma arasındaki dengeye

Bu dönemde yaşadıklarınızı yargılanmadan konuşabileceğiniz bir alan, hem kendinizi hem de ilişkilerinizi yeniden anlamlandırmanıza yardımcı olabilir.

Bu başlık size tanıdık geliyorsa, ilk görüşmede birlikte düşünebiliriz.

Çalıştığım diğer alanlar

  • Kayıp ve yas
  • Travma ve travma sonrası stres
  • Kaygı ve panik
  • Sosyal fobi
  • Yalnızlık
  • Psikosomatik yakınmalar
  • Tükenmişlik
  • Performans kaygısı
  • Özgüven
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • Gebelik ve doğum sonrası süreç
  • Göç deneyimi
  • Aile içi meseleler

Yaşadıklarınız bu başlıklardan birine tam uymuyor mu?

Her şeyi bir başlığa sığdırmak zorunda değilsiniz. İlk görüşmede birlikte düşünelim.

İlk Görüşme Talebi

Yöntem & Yaklaşım

Psikanalitik Terapi.

Temeli Sigmund Freud'un psikanaliz kuramına dayanan ve farklı kuramcıların katkılarıyla gelişmeye devam eden psikanalitik psikoterapi, insanın her zaman neden düşündüğünü, hissettiğini ya da davrandığını tam olarak bilmediği fikrinden yola çıkar.

  1. Bilinçdışı Süreçler

    Yaşamın erken dönemlerinde oluşan duygular, çatışmalar ve korkular bilinçdışında varlığını sürdürür ve farkında olmadan bugünkü yaşamımızı etkileyebilir. Terapide görünenin altındakini birlikte keşfederiz.

  2. Serbest Çağrışım

    Seanslarda aklınıza gelen düşünceleri, duyguları, anıları ve hayalleri elemeden paylaşırsınız. Önemsiz görünen bir ayrıntı, çoğu zaman en anlamlı kapıyı aralar.

  3. Tekrar Eden Örüntüler

    Aynı ilişki sorunlarını yeniden yaşamak, benzer çıkmazlara düşmek tesadüf olmayabilir. Bu örüntülerin yalnızca bugünkü sonuçlarına değil, kökenlerine de bakarız.

  4. Aktarım İlişkisi

    Geçmişteki önemli ilişkilerden taşınan duygu ve beklentiler, terapistle kurulan ilişkide de görünür hale gelir. Geçmiş yalnızca konuşulmaz; bugün nasıl yaşamaya devam ettiği doğrudan deneyimlenir.

  5. Erken Dönem Deneyimleri

    Çocukluk deneyimleri, bakım verenlerle kurulan ilişkiler ve iç dünyada oluşan anlamlar; bugünkü sıkıntının nereden geldiğine dair önemli ipuçları taşır.

  6. Rüyalar ve Düşlemler

    Rüyalar, düşlemler ve dil sürçmeleri, bilinçdışının kendini ifade ettiği yollardandır. Terapide bunlar da iç dünyanızı anlamak için değerli birer malzeme olarak ele alınır.

“Ne hissediyorum?” sorusunun ötesine geçip “Bunu neden hissediyorum, hayatımda neden benzer şeyler tekrar ediyor?” diye sormak için.

İlk Görüşme Talebi

Yazılar

Düşünmeye alan açan yazılar.

Aklınızdaki sorular

İlişkiler · 4 dk okuma

Neden Hep Benzer İlişkilerin İçinde Buluyorum Kendimi?

Farklı şehirler, farklı insanlar, farklı başlangıçlar… Ama bir noktadan sonra hikâye tanıdık bir yere varıyor: Yine anlaşılmadığınızı hissediyorsunuz, yine fazla veriyorsunuz ya da yine tam yakınlaşacakken geri çekiliyorsunuz.

Psikanalitik düşüncede bu durum, rastlantıdan çok bir tekrar olarak ele alınır. Freud, insanın acı veren deneyimleri farkında olmadan yeniden sahnelemeye yöneldiğini gözlemlemişti. Bu bir zayıflık ya da “yanlış seçim yapma” meselesi değildir; çoğu zaman çözülmemiş bir duygunun, yarım kalmış bir ilişkinin ya da erken dönemde öğrenilmiş bir sevilme biçiminin bugüne taşınmasıdır.

Örneğin çocuklukta sevginin koşullu olduğunu deneyimlemiş biri, yetişkinlikte de sevilmek için sürekli çabalaması gereken ilişkilere yönelebilir. Terk edilme korkusu yaşayan biri, farkında olmadan onu gerçekten uzak tutacak kişilere çekilebilir. Tanıdık olan, acı verse bile, bilinmeyenden daha güvenli hissettirir.

Formül değil, anlam

Psikanalitik terapide amaç size “doğru kişiyi nasıl seçersiniz” formülü vermek değildir. Amaç, bu tekrarın iç dünyanızda neyi temsil ettiğini anlamaktır: Hangi beklenti, hangi korku, hangi eski sahne yeniden kuruluyor? Bu örüntü terapi odasında, terapistle kurulan ilişkide de görünür hale geldiğinde onu yalnızca konuşmakla kalmaz, yaşayarak fark edersiniz.

Tekrar eden bir örüntüyü anlamak onu bir anda ortadan kaldırmaz. Ama size bir seçenek alanı açar: Aynı sahneye girerken bunu fark edebilmek ve farklı bir yol deneyebilmek.

Bu yazı size bir şey hatırlattıysa, konuşmaya ilk görüşmede başlayabiliriz.

Bilinçdışı · 4 dk okuma

Belirti Bir Düşman Değil, Bir Kapıdır

Kaygı başladığında çoğumuzun ilk isteği onun bir an önce geçmesidir. Bu çok anlaşılır bir istektir. Ama bazen belirti, bize bir şey anlatmaya çalışan bir haberci gibidir: İfade edilemeyen bir öfke, yası tutulamamış bir kayıp, bastırılmış bir ihtiyaç…

Psikanalitik terapi, belirtiyi yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir sorun olarak görmez. Onun neden ortaya çıktığını, ruhsal yaşamınızda neyi temsil ettiğini ve hangi iç çatışmalarla bağlantılı olduğunu anlamaya çalışır. Çünkü nedenine dokunulmayan bir belirti, çoğu zaman başka bir kılıkta geri döner.

Örneğin her pazar akşamı gelen açıklanamaz bir huzursuzluk, ilk bakışta iş stresi gibi görünebilir. Terapide konuşuldukça bunun, çocuklukta yaşanan bir ayrılık duygusuyla ya da hiç dile getirilmemiş bir beklentiyle bağlantılı olduğu ortaya çıkabilir.

“Ne” sorusundan “neden” sorusuna

Bu yaklaşımda “Ne hissediyorum?” sorusu önemli bir başlangıçtır; ama asıl yolculuk “Bunu neden hissediyorum?” ve “Bu duygu nereden geliyor?” sorularıyla başlar. Bilinçdışı süreçler doğrudan görülemez; serbest çağrışımlar, rüyalar, dil sürçmeleri ve tekrar eden temalar aracılığıyla yavaş yavaş anlaşılır hale gelir.

Belirtiyi anlamak, onunla savaşmaktan daha sessiz bir iştir. Ama kişiye yalnızca rahatlama değil, kendisini daha derinden tanıma imkânı da sunar.

Bu yazı size bir şey hatırlattıysa, konuşmaya ilk görüşmede başlayabiliriz.

Terapi Süreci · 4 dk okuma

Terapi Odasında Yaşanan İlişki: Aktarım Nedir?

Terapiye başladıktan bir süre sonra beklenmedik duygular fark edebilirsiniz: Terapistinizin sizi eleştireceğini düşünmek, onun onayını beklemek, bir seans iptal olduğunda beklediğinizden fazla kırılmak ya da anlaşılmadığınızı hissetmek…

Psikanalitik terapide bu deneyimlerin bir adı vardır: aktarım. Aktarım, geçmişte önemli kişilerle yaşanan duyguların, beklentilerin ve ilişki biçimlerinin farkında olmadan terapiste yöneltilmesidir. Bu duygular çoğu zaman yalnızca terapistle ilgili değildir; kişinin geçmiş ilişkilerinden taşıdığı deneyimlerin bugünkü yansımalarıdır.

Engel değil, çalışma alanı

Bu yüzden aktarım, sürecin önündeki bir engel değil, en değerli çalışma alanlarından biridir. Günlük hayatınızda tekrar eden ilişki örüntüleri, terapi odasında da görünür hale gelir. Fark şudur: Burada bu örüntüyü güvenli bir ilişkinin içinde, yargılanmadan ve birlikte düşünerek ele alabilirsiniz.

Terapist ve danışan bu deneyimleri anlamaya çalıştıkça kişi yalnızca geçmişini anlatmakla kalmaz; geçmişin bugün nasıl yaşamaya devam ettiğini doğrudan deneyimler. Bu canlı farkındalık, psikanalitik terapide değişimin temelini oluşturur.

Bu nedenle terapistinize dair hissettiklerinizi, hoş olsun ya da olmasın, dile getirmeniz çok kıymetlidir. Söylemesi en zor olan cümle, çoğu zaman en çok şey anlatandır.

Bu yazı size bir şey hatırlattıysa, konuşmaya ilk görüşmede başlayabiliriz.

Merak Edilenler

Sık Sorulan Sorular.

Psikanalitik terapiye başlamadan önce en çok merak edilenleri yanıtladım.

Psikanalitik terapi nedir?

Psikanalitik terapi, kişinin yalnızca yaşadığı belirtilere ya da günlük sorunlarına değil, bu sorunların altında yatan bilinçdışı süreçlere odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Temeli Sigmund Freud'un çalışmalarına dayanır ve günümüzde farklı kuramcıların katkılarıyla gelişmeye devam etmektedir. Amaç; tekrar eden duygu, düşünce ve ilişki örüntülerinin kökenini anlamak ve kişinin kendisini daha derinden tanımasına alan açmaktır.

Psikanalitik terapi kimler için uygundur?

Benzer ilişki sorunlarını tekrar tekrar yaşayan, anlam veremediği kaygı ya da çökkünlük hisseden, başarılarına rağmen kendini yetersiz hisseden ya da yalnızca belirtilerini değil kendisini daha derinden anlamak isteyen yetişkinler için uygun bir yaklaşımdır. Sizin için uygun olup olmadığını ilk görüşmelerde birlikte değerlendiririz.

Psikanalitik terapi kaç seans sürer?

Psikanalitik terapi kısa vadeli çözümler sunmayı amaçlamaz; bu nedenle önceden belirlenmiş bir seans sayısı yoktur. Sürecin uzunluğu; kişinin ihtiyacına, getirdiği meseleye ve terapiden beklentisine göre şekillenir. Bazı süreçler birkaç ay, bazıları daha uzun sürebilir. Bu konuyu ilk görüşmelerde ve süreç içinde birlikte konuşuruz.

Seanslar ne kadar sürüyor, ne sıklıkla yapılıyor?

Seanslar 45 dakika sürer ve genellikle haftada bir kez, mümkün olduğunca aynı gün ve saatte yapılır. Düzenli ve süreklilik taşıyan bir çerçeve, psikanalitik terapinin önemli bir parçasıdır; çünkü güvenli bir alan ancak istikrarla kurulabilir.

Psikanalitik terapinin diğer yaklaşımlardan farkı nedir?

Her terapi yaklaşımının kendine özgü bir odağı vardır. Psikanalitik terapiyi ayıran özelliklerden biri, yalnızca belirtiyi ortadan kaldırmayı hedeflememesidir: Belirtinin neden ortaya çıktığını, ruhsal yaşamınızda neyi temsil ettiğini ve hangi çatışmalarla bağlantılı olduğunu anlamaya çalışır. Ayrıca terapistle kurulan ilişki, yani aktarım ilişkisi, sürecin en önemli çalışma alanlarından biridir.

Psikanalitik terapi ile psikodinamik terapi arasındaki fark nedir?

Psikodinamik terapi, psikanalizden doğan ve bilinçdışı süreçleri, erken dönem deneyimlerini ve ilişki örüntülerini merkeze alan geniş bir yaklaşımlar ailesinin adıdır. Psikanalitik terapi bu ailenin içinde yer alır ve aktarım ilişkisine, serbest çağrışıma ve tekrar eden örüntülere daha yoğun biçimde odaklanır. Günlük kullanımda iki terim çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır; her ikisinde de amaç, belirtinin ardındaki anlamı birlikte anlamaktır.

Psikanalist ile psikanalitik terapist arasındaki fark nedir?

Psikanalist, psikanaliz kurumlarında uzun süreli bir eğitim analizi, kuramsal eğitim ve süpervizyon sürecini tamamlamış kişiye verilen unvandır; klasik psikanaliz genellikle haftada birkaç seansla yürütülür. Psikanalitik terapi ise psikanaliz kuramından beslenen, genellikle haftada bir seansla, yüz yüze oturarak yürütülen bir psikoterapi biçimidir. Uzman klinik psikolog olarak çalışmalarımı psikanalitik psikoterapi çerçevesinde yürütüyorum.

Kadıköy'de psikolog arıyorum, seanslar nerede yapılıyor?

Yüz yüze seanslar İstanbul Kadıköy'deki ofisimde yapılır; ofisin açık adresi ve ulaşım bilgisi görüşme planlanırken size iletilir. Kadıköy dışında ya da şehir dışında yaşıyorsanız seanslara online olarak da katılabilirsiniz.

Online psikanalitik terapi mümkün mü?

Evet. Online seanslar, yüz yüze seanslarla aynı çerçevede ve aynı özenle yürütülür. Sessiz, kesintiye uğramayacağınız ve kendinizi rahat hissedeceğiniz bir ortam yeterlidir. Böylece İstanbul dışında ya da yurt dışında yaşıyor olsanız da sürece katılabilirsiniz.

İlk görüşmede ne olur?

İlk görüşme bir tanışma ve değerlendirme görüşmesidir. Sizi terapiye getiren meseleyi, beklentilerinizi ve merak ettiklerinizi konuşuruz; çalışmanın çerçevesi (seans sıklığı, süre, iptal koşulları) hakkında bilgi veririm. İlk görüşme, sürece devam etmek konusunda bağlayıcı değildir.

Görüştüklerim gizli kalır mı?

Evet. Seanslarda paylaştıklarınız meslek etiği ve yasal yükümlülükler çerçevesinde gizli tutulur. Gizliliğin sınırları, örneğin kişinin kendisi ya da başkaları için ciddi bir tehlike oluşturduğu durumlar gibi yasal istisnalar, ilk görüşmede açıkça konuşulur.

Seans ücretleri hakkında nasıl bilgi alabilirim?

Ücret ve çalışma koşullarına ilişkin bilgiyi, iletişime geçtiğinizde size doğrudan aktarıyorum. Aşağıdaki formu doldurabilir, telefonla ya da WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

İletişim

Yolculuğa birlikte başlayalım.

Formu doldurduğunuzda en kısa sürede sizinle iletişime geçerek ilk görüşmeyi planlıyorum. Bu aşamada yaşadıklarınızı ayrıntılı anlatmanız gerekmez; bunları görüşmede birlikte konuşabiliriz.

WhatsApp'tan yazın

Görüşmelerde paylaşılanlar meslek etiği ve yasal yükümlülükler çerçevesinde gizli tutulur.

İlk Görüşme Talebi

Bilgilerinizi bırakın, sizinle iletişime geçeyim.

Görüşme tercihiniz

Bilgileriniz yalnızca sizinle iletişim kurmak için kullanılır.